Reyting savaşları ve etkileri
Ben 21 yaşındayım bunu zaten artık biliyorsunuz. Yani televizyonun çok eski zamanlarını bilmem, ilk özel televizyonu ya da 90'ların çok fazla olayını bilmem. Şunu hatırlarım; eski diziler, programlar tek düze değildi. Çok daha bize yakın, samimi, hikayelerin ön planda olduğu, karakter oyunculuklarının olduğu yapımlardı.Reklam pastasının, reyting canavarının en azından biz izleyicilere bu kadar ayan beyan fark ettirilmediği zamanlardı.
Ben küçükken televizyonlarda hep dönen diziler vardı. Süper Baba çok ünlüydü herkes babasını Şevket Altuğ yerine koyardı, bizden, samimi, içimize işleyen bir hikayeydi. Gülbeyaz vardı herkes Kadir olur, Gülbeyaz'ını arardı, Karadeniz'e ve Karadenizlilere hayrandı. Oflu Hoca gibi yapım değildi ondan belki 15 sene yaşlı olduğu halde. Yılan Hikayesi vardı herkes polis olmak ister, (Bende) adını kısaltır, yastığının altına su tabancası, boncuklu tabanca saklardı. Ve tüm bu yapımlar şimdi özendiğimiz yabancı diziler gibi 45-60 dakika arasındaydı. Belki şu paralar konuşulmuyordu ama o kadar da insan izliyordu. Çünkü bütün diziler, bir şekilde bizde bir mesaj vermeye çalıştığı hissi verirdi.Şu anda aptal, saf, iyi niyetli, fakir, yetenekli, güzel kız; toplumdan uzaklaşmış, havalı, yakışıklı, prensipleri, kuralları olan, saf kıza bir şekilde iş veren sonra aşık olarak hayata dönen zengin adam senaryosunu neredeyse her yayın döneminde 3-4 dizide görüyoruz.
Programlar, BBG Evi yarışması sonrası başlayan kaos, kavga ve salak, ilginç tip seviciliği artarak devam etti.
O programlarda ''Manyak bu yaa'' dediğimiz, gülerek izlediği o manyaklar, televizyonlarda biraz ilgi görüp kendini şöhret sanınca bu ilgiyi kaldıramayıp daha da manyaklaşıyorlar.
Bunların son örneği MasterChef Türkiye programında tanınan ve ilk başta sosyopat hareketleri sempatik ve farklı geldiği için müthiş bir ilgi gören Murat Özdemir. Bu ilginin sebeplerini hareketleri olduğunu sandığından olsa gerek gittikçe dozu arttırdı, daha da sevildi ta ki yarıştığı yarışmadan diskalifiye olana kadar. Yıkıma uğramasının ardından iyiden iyiye kontrolünü kaybetti. En sonunda 17 Aralık tarihinde papağanına işkence yaptığı videoyu sosyal medya hesabında paylaştıktan sonra gelen tepkilerle gözaltına alındı. Video içinde papağanına ''Acun baba de lan, yoksa s*ker'' demesi benim dikkatimi çekti.
Bu ve bunun gibi örnekler reyting getirdiği, reyting reklam, reklam para getirdiği için kalite git gide düşüyor ve tek düze hale geliyor.
Buna rağmen 2017 verilerine göre Televizyon genel reklam pastasının yüzde 47,8'ini alırken onu tahtından indireceği iddia edilen dijital platformlar yüzde 25,9 'da kaldı.
Bir düşünün derim.








Yorumlar
Yorum Gönder