"Bir Başkadır" Dizisi ve Bana Hissettirdikleri
Biliyorum buraya aylardır hiç bir şey yazmadım. Belki Yazmaya halim yoktu belki de sadece üşendim. Bu yazıyı kaç kişi okuyacak ona da emin değilim de işte okuyan belki 15 kişiden özür dilerim.
Bugün benim için önemli birinin tavsiyesi ile son günlerde herkesin konuştuğu "Bir Başkadır" dizisini izledim. İlk yayınlandığı andan itibaren listeme almış olsam da her zaman izlediğim vurdulu kırdılı dizilerin önüne geçmemişti. Bugün ilk bölümü bitirdim ve aylardır yazmadığım blogumu aklıma getirdi. Dizi o kadar dolu, o kadar iyi ve o kadar biziz ki yazmak içimden geldi. Bir çırpıda diziyi bitirip blogun başına geçtim.
Bana hissettirdiklerinden önce biraz yapımdan bahsedeyim.
Tiyatrolar yazan ve yöneten Berkun Oya'nın kaleminden çıkmış ve yine onun tarafından yönetilmiş. Berkun Oyan'ı daha önce de Blu TV'deki "Masum" dizi ile de hatırlayabilirsiniz. Öykü Kareyel, Fatih Artman, Funda Eryiğit, Defne Kayalar, Tülin Özen, Alican Yücesoy, Nesrin Cavadzade, Derya Karadaş, Bige Önal, Settar Tanrıöğen, Öner Erkan ve Gökhan Yıkılkan gibi isimler rol alıyor. Bir kere bir Netflix dizi olduğu için özgür bir yapım. İnternet platformlarındaki çoğu yerli yapım gibi bir sene önce TV'de izleyip "bu nasıl oyunculuk lan?" tepkisini verdiğimiz bazı isimler gerçekten aslında neler yapabildiklerini bize net bir şekilde gösteriyor. RTÜK, reklam ve rating baskısı da olmadığından hikaye sıradan bir TV izleyicisine "oha lan nerede bu RTÜK?" dedirtebilir.
ÖTEKİ?
Uzun zamandır toplumda kutuplaşma, öteki kavramları ile karşı karşıyayız. Başı açık, kapalı, zengin-fakir, cahil-okumuş, güzel-çirkin diye herkesi hem de herkesi ayırıyoruz. Bu önyargılara toplumda herkes yapmasa da şuna eminim ki kendini başkasından yukarıda ya da aşağıda görenler ve bunun için önyargıyla dolanlar var. Zengine züppe, fakire cahil, rakı içene CHP'li ya da namaz kılana AK Partili diyenleri eminim görmüş, duymuşsunuzdur. Belki de o diyenler sizsiniz.
Dizi bana, toplumumuzun aslında ne kadar zengin, çeşitli ve farklı insanlardan oluştuğunu gösterdi. Fakat önyargılarımıza maruz kalan, uzaklaştığımız aşağıda ya da yukarıda gördüğümüz, burun kıvırdığımız insanların aslında bize ne kadar yakın olduğunu her ne olursa olsun siz toplumun neresinde olursanız olun beraber yaşadığımızı ve sandığımızdan ne kadar içimizde olduğunu ve bu hatayı günün her saatinde irili ufaklı da olsa yaptığımızı elbet birilerine burun kıvırdığımızı, ne kadar parçalandığımızı gösterdi. Toplumuz gerçekten bir başka insanlarla dolu fakat bu başkalık kötü, yanlış ya da aşağı bir durum değil. Açık-kapalıyla, Zengin-Fakirle, Fenerbahçeli-Galatasaraylıyla, Rakı içen-Namaz kılanla bir olabilir.
Dediğim gibi, Türkiye'nin nasıl zengin bir mozaik olduğunu anlatarak başlayan dizi karakterlerin derinine indikçe içinde yarım kaldıklarını, önyargılarını, günahlarını anlattıkça karakterlerin birbirine yaklaşmasını izliyoruz. Olay örgüsü ve akış olarak temiz bir ilerleyişe sahip olan dizi, farklı tarzı ile alışıla gelmiş Türk dizilerine dijital işlerin bir başka yumruğu olarak karşımıza çıkıyor izlemenizi tavsiye ediyorum. Görmeye alışık olduğunuz oyuncuların kısıtlama olmayınca şov yaptığını göreceksiniz.





Yorumlar
Yorum Gönder