Yeni Yetme Muhabirin Mesleği Konusunda Soruları
Uzun zamandır bu blogda bir şeyler yazmadım. Bu da önceki yazıların aksine sanırım bir iç dökme olacak. Zaten kaç kişi okur ona bile emin değilim. Bunu şimdi herkesin dilinde olan Z kuşağının ilk mahsülllerinden sayılan benim bir iç dökmem olarak görün.
Sanırım hayatımın önemli bir dönemecine girdim ya da girmek üzereyim. Gazetecilik 11 yaşından beri hayalini kurduğum meslek. Eğitimini de aldım hatta şu an bir ajansta muhabirlik de yapıyorum. Ne kadar idolerim gibi en azından şu an sıcak gündemi kovalayamasam da en azından mesleği bir yerinden yakaladım ve buradan devam edeceğim. Mevcut durumda ben yeni yetme ve kariyerini nasıl yönlendireceğine karar verememiş bir muhabirim. Aldığım eğitim ve efsane gazetecilerin hayatlarına, yaptığı haberlere bakınca bu ana akım medyanın hali beni çok kurkutuyor. 24 yaşına daha yeni girdim. 16 sene okul okudum. Ak Parti öncesini pek hatırlamam ama bu ülkenin çok daha güzel günlerini gördüm.
Mesleğim açısından zirve dönemlerden biri sayılabilecek Ali Kırca-Uğur Dündar-Mehmet Ali Birand akşam haberleri savaşlarına şahit oldum ve bu mesleği yapmaya yavaş yavaş o zaman karar verdim. Kendi kendime ergen beynimle dedim ki, "Ulan şu adamlara bak neler yapıyorlar" Birand'ın biyografisini okudum ve kesin olarak istediğim şeye karar verdim "Bende Böyle Olucam Lan" dedim. Benim bunu lafı aynen böyle söylememin üzerinden nereden baksan 15 sene geçti. O zaman 10 yaşında bir çocuğu etkileyen gazeteciler vardı, aklımıza şüphe düşüren haberler vardı. Gazeteciler başka işlerle uğraşmaz, Kimseye arabuluculuk yapmaz, yalan yere yeminler edip namussuz olduğunu dolaylı yoldan itiraf etmez, belediyelerden para yemezdi. Şimdi Cüneyt Özdemir'in de dediği gibi gazetecimsiler ortaya çıktı. Bir anda...
Gazeteci büyüklerim vardı benim keşke yanında olsam da Hürriyet'te çalışsam dediğim. Şimdi ülkenin en baba gazetelerinden biri Hürriyet ne halde? Sizce oradan bugünlerde baba haberler görebiliyor muyuz? Efsanelerden biri ile çalışma fırsatım oldu. Hasan Cemal. Hasan Abi diğer efsaneler gibi haber için babasını satacak bir adamdı. Para için suçlu aklayacak mesleğini satacak biri değildi zaten böyle biri gazeteci olabilir miydi?
Hadi biraz isim de verelim. Mesela Cüneyt Özdemir, Nevşin Mengü, İsmail Saymaz gibi isimler de haber için babasını satacak isimler niceleri okullu ya da alaylı. 20 yaşından beri koşturan haberi gören, koklayan isimler benim gibiler için üstatlar.
Peki Veyis Ateş kim? 10 milyon dolar aldı mı almadı gram umurumda değil. Tapelerin montaj olup olmamasıyla da zerre ilgilenmiyorum. Peki bu Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Öğretmenliği eğitimi alan ama sonra ülkenin en saygın yerlerinde çalışan en saygın isimleri ile yan yana gelen abi hiç haber peşinde koştu mu? Haber için ellerini kirletmekten korkmadığını bize gösterdi mi? Benim gibi yeni yetmelere ne öğretebilir?
Süleyman Özışık peki? Ben bu adamı hiç elinde mikrofon ile bir yerden bir yere koştururken göremedim. Gören varsa söylesin. Peki ben iyi bir mentorun yanında gazeteciliği öğrenmek için yanıp tutuşurken ve daha kimse adımı bilmezken neden ne yaptığı belirsiz olan bu adama GAZETECİ deniyor?
Eğer bu adamlar benim idollerimden daha iyi yerlerde, daha iyi konumlardalarsa ben bu meslekte yükselmek için eğitimim gereği haber mi yapmalıyım yoksa birilerine yaranmam mı lazım?
Meslek büyüklerim bana bu soruların cevabını versin de bizde ne yapacağımızı bilelim değil mi?







Yorumlar
Yorum Gönder