Azerbaycan Turizmi'nin Yükselişi ve Pandemi



Pandemi dönemi tüm dünyada turizm büyük darbe alsa da bazı ülkeler planlı ve titiz planlarla bu dönemden çok az hasarla ve güçlenerek çıktı. Bu planlı ülkelerden biri ise kardeş ülkemiz Azerbaycan. Azerbaycan Turizm Ofisi’nin Başkanı Florian Sengstschmid ile pandemi döneminde zirveye çıkan turizm atağının hikayesini ve temellerini konuştuk. Kardeş ülkemizden örnek alacak çok şey olduğunu bu röportajda anlayabiliriz.


Enis Derdimentoğlu: Pandemi döneminde Azerbaycan nasıl etkilendi ve ne gibi önlemler aldınız?

Florian Sengstschmid: Pandemi başladığı andan itibaren yapmamız gereken ilk şey stratejimizi gözden geçirmek ve nasıl ilerleyeceğimizi planlamak, önceliklerimizi gezginlerin değişen ihtiyaçlarına ve davranış kalıplarına uyarlamaktı. Bu nedenle, birinci aşamada sınırların kapatılması ve karantina ile başlayan ve dördüncü aşamada uluslararası seyahat kısıtlamalarının tamamen kaldırıldığı ‘yeni normal’e dönüş ile son bulan dört aşamalı bir kurtarma planı hazırladık. 



Karantina döneminde konaklama, gıda & içecek, turistik ulaşım sağlayıcılarında hijyen ve sanitasyon önlemlerinin alınması amacıyla yerel turizm partnerleri için ‘SAHMAN - Sanitation and Health Methods and Norms’ (Sanitasyon ve Sağlık Yöntemleri ve Standartları) programını geliştirdik. Şimdiye kadar 15000-den çok kontrol gezisi düzenlendi ve yerel paydaşlar arasında hijyen ve sanitasyon bakımından olumlu zihniyetin oluşmasından memnunuz. 

Böyle zorlu zamanlarda güncel kalmak için belirlediğimiz görevler arasında tabii ki dünyayla bağlantıda kalmak için dijital kaynakları kullanmak da vardı. Bu amacı göz önünde bulundurarak Azerbaycan Turizm Ofisi seyahat acenteleri ve küresel turizm endüstrisindeki temsilciler için ülkenin turizm teklifleri hakkında derinlemesine bilgi sağlamak amacıyla Azerbaijan 101 e-öğrenme platformunu tasarladı. Ayrıca ziyaretçilerin UNESCO listesindeki İçerişehir, modern Alev Kuleleri'nden Bakü'deki birinci sınıf müzelere, çamur volkanlarına ve diğer turistik yerlere sanal tura çıkmaları için salambaku.travel geliştirildi.

İkinci aşama için belirlediğimiz hedef iç turizmin teşvikiydi. Yerel sakinleri ülkenin zengin doğasını, kültürünü ve diğer deneyimlerini yeniden keşfetmelei için birçok teklifi bir araya getiren “Macəra Yaxındadır” (“Macera Yakın”) kampanyasını başlattık. Aynı dönemde pandeminin en büyük zararlarından biri olan probleme - kalifiye işgücü kaybına cevap olarak Turizm Eğitim ve Belgelendirme Merkezi’ni yarattık. Bu merkez yenilikçi öğretim yöntemleri ile eğitimler düzenleyerek hem istihdama katkıda bulunarak turizm sektörüne destek sağlamak hem de  turizm sektöründe hizmet kalitesini artırmak ve ülkede turizmi bilincini artırmak için eğitimler düzenlemek amacıyla kullanıma sunulmuştur.



Üçüncü, yani şimdi bulunduğumuz aşama sınırların kademeli şekilde açılmasıyla bölgesel turizmin başlamasıydı. Şu anda Türkiye ve Rusya dahil olmak üzere, 9 ülkenin vatandaş ve daimi sakinleri hava yolu ile Azerbaycan’a seyahat edebilirler. Dördüncü aşama, yani global turizmin başlaması için birleşik seyahat protokollerinin uygulanması şart. Sadece belirli sayda ülkeler için farklı kurallar olduğu sürece uluslarası turizmin pandemiden önceki seviyeye geri dönmesi maalesef mümkün değil. O yüzden yerel ve bölgesel seviyede aşıların uygulanması, her kes için aynı seyahat kurallarının birleşik şekilde takdim edilmesine başlanması global turizme geri dönüş için büyük önem taşıyor. 

 

Enis Derdimentoğlu: Ülkelerde pek çok etkinlik özellikle sportif büyük etkinlikler iptal oldu. Azerbaycan özelinde böyle bir haber okumadık. Bakü uzun zamandır F1 takviminde. Bu sene Azerbaycan Avrupa Şampiyonası’nın bir ayağı Bakü’ydü. Süreci nasıl yönettiniz?



Florian Sengstschmid: Eurovision şarkı yarışmasına ev sahipliyi yapmasından beri Azerbaycan uluslararası spor ve kültürel etkinliklerin organize edilmesinde başarılı bir geçmişe sahip. 2020 yılında Azerbaycan da diğer destinasyonlar gibi birçok etkinliği ertelemek zorunda kalsa da, bu yıl yeni normalin gerektirdiği şartlara uygun bir şekilde hem Formula 1 Azerbaycan Qran Prisi hem de 2020 UEFA Avrupa Futbol Şampiyonasını en iyi şekilde düzenleyen ve yeniden bu konudaki deneyimini kanıtlayan ülkelerden biri oldu. 

Pandemi döneminde böyle büyük etkinliklerin düzenlenmesi Azerbaycan için de farklı ve tabii ki sorumlu bir tecrübeydi. Her ne kadar Formula 1 yarışı seyircisiz gerçekleştirilse de, yabancı ülkelerden gelen yarış takımlarının ağırlandığı gerçeğini göz önünde bulundurarak organizetörlerin gerçekten iyi iş çıkarmasıyla gurur duyuyoruz. Diğer taraftan, bildirdiğiniz gibi 2020 UEFA Avrupa Futbol Şampiyonasının 3 grup maçı ve çeyrek final %50 kapasitesi kullanılan, yani yaklaşık 30.000-e kadar seyirciyi ağırlayan Bakü Olimpiyat Stadı’nda gerçekleştirildi. Maçların başladığı dönemde uluslararası sınırlar hala kapalı olsa da, milli takımları şampiyonada temsil olunan ülkelerden maçlara bileti olan futbol taraftarlarına istisna yapılarak negatif PCR testle ülkeye girişlerine izin verildi. Bu sürecin çok profesyonel bir şekilde yönetildiğini ve Azerbaycanlıların türk tarafdarlarla birlikte Türkiye milli takımını destekleyip tezahürlere katıldığı tam bir futbol şöleni yaşandı diyebiliriz.


Enis Derdimentoğlu: Azerbaycan pandemiden önce de önemli bir turizm ülkesi olmuştu. Bunu nasıl başardınız?

Florian Sengstschmid: Az önce belirttiğim gibi Azerbaycan ilk defa 2011 yılında Eurovision ile sesini duyurmaya başladı diyebiliriz. Genç bir destinasyon olarak gerekli hizmetler ve altyapı için birçok yatırımlar yapıldı, kültürel ve spor etkinliklerinin ülkeye getirilmesine devam edildi. Aynı zamanda Azerbaycan’ın sadece petrol üreten bir ülke değil, zengin tarihi ve kültürel mirasa, el değmemiş doğaya sahip olan bir ülke olduğunu uluslarası platformlarda tanıtma stratejisini belirledik. Bu yüzden Azerbaycan’ın turizm ve seyahat tekliflerini yeniden konumlandırmak amacıyla 2018 yılında “Bir Daha Bak” küresel pazarlama kampanyasını başlattık. Seyahat sektörü üyeleri ile birlikte 30 uluslararası fuar ve etkinlik’de başarıyla tanıttığımız “Bir Daha Bak” kampanyası 20 ödüle layık görüldü. Küresel pazarlama kampanyamızda da ilettiğimiz gibi, aynı anda 6 ülkede kurulmuş uluslararası temsilcilikler aracılığıyla Azerbaycan’ın turizm tekliflerinin farklı bir açıdan tanıtılması sayesinde 2019 yılında 3,2 milyon uluslararası ziyaretçi sayısıyla 2018 ile kıyasta %11,4'lük rekor bir artış elde ettik.



Azerbaycan’ın zengin tarihi ve kültürel varlıkları dediğimiz zaman akla ilk gelenler arasında 12. yüzyıla ait surlarla çevrili, Kız Kulesi ve Şirvanşahlar Sarayının yerleşdiği UNESCO Dünya Mirası İçerişehire ev sahipliyi eden Bakü ve bir kaç saatlik sürüş mesafesinde olan, binlerce yıl tarihe şahitik etmiş diğer bir UNESCO Mirası olan Gobustan kayaları var. Bakü aynı zamanda tarihi ve modern elementleri kendinden birleştiren bir başkent. İçerişehir duvarlarının dışında Alev Kuleleri ve uluslararası hotellerin getirdiği modern yapıları, üst düzey müze ve restoranları ile insanları aynı anda birkaç dönemdeymiş gibi hissettiriyor. 



İlaveten, 11 iklim türünden 9-nun mevcut olduğu Azerbaycan kuzeyden güneye, batıdan doğuya farklı ve izdihamdan uzak ortam ve kültürel yapının olduğu bir ülke. Kuzeyde kayak yapıp sadece bir gün içinde kendinizi narenciye ve çay tarlalarında bulabilirsiniz. Özellikle pandemi döneminde söz konusu olan mevcut varlıkları güçlendirerek gerekli altyapı üzerinden geliştirdiğimiz denenyimler var. Bunlar arasında muhteşem manzaralarla çevrili Kafkasya dağlarına çıkan 150 km-lik yürüyüş parkurları, Büyük İpek Yolu üzerinde yerleşmesi sayesinde Azerbaycan’ın ev sahiplik ettiği kültürleri deneyimleye bileceğiniz miras rotaları, yeni temeli atılmış Çamur Volkanları Turizm Kompleksi’nde glamping ve yıldız gözlemi, doğal ortamda endemik kuş türlerini gözlemleye bileceğiniz harika yerler, Avrupa Birliği tarafından finanse edilen “Slow Food Travel” konsepti dahilinde ülkenin benzersiz lezzetlerini, çiftçilik ve yemek pişirme kültürünü deneyimleye bileceğiniz rotalar bunlardan yalnız bir kaçı. 



Tüm bunların yanı sıra artık Karabağ bölgesinin de turizm için açık olacağı vakit yakındır. Bu bölgenin Azerbaycan’ın kültürel başkenti ilan olunan Şuşa gibi şehir ve illeri  hem tarihi ve kültürel yanları hem de doğal varlıkları ile gezginleri kendine hayran bırakacaktır. 

Yorumlar

Popüler Yayınlar