Doğanın Yok Oluşu ve Pandemilerin Yükselişi
Tüm dünya Aralık 2019'dan beri 1918 İspanyol Gribi'nden bu yana görülen en büyük pandemi ile aylardır mücadele ediyor. WWF (Dünya Doğayı Koruma Vakfı) yeni koronavirüs
pandemisinin doğa tahribatı ve yaban hayvanı ticareti ile ilgisini ortaya koyan
“Doğanın Yok Oluşu ve Pandemilerin Yükselişi’ adlı bir rapor yayınladı.
Rapora göre; yeni koronavirüs aslında Ebola, AIDS, SARS, kuş gribi ve domuz
gribi gibi son yıllarda ortaya çıkan hayvan kaynaklı hastalıkların son örneği.
Bu hastalıkların yayılmasında doğanın insan tarafından aşırı sömürülmesinin ve
yaban hayvanı ticaretinin etkisi çok büyük. Kara Veba dahil pek çok pandeminin Uzak Doğu'da ilk kez görülmeleri de hiç yabana atılmayacak bir nokta.
Rapor insanın, ekosistemler ve biyolojik çeşitlilik
üzerindeki etkileri ile bazı hastalıkların yayılması arasındaki bağlantılara
dikkat çekiyor. Bu bağlantıların çoğu henüz tam olarak anlaşılamamış olsa da
insan sağlığı ile doğanın birbiriyle yakından ilişkisini ortaya koyuyor.
İnsanoğlu 3.8 milyar yıldır virüsler, bakteriler ve diğer mikroorganizmalarla
yaşıyor. Ancak son yıllarda doğal hayatın ve ekosistemin yok edilmesi dengeleri
altüst etti.
Rapora göre; doğal ekosistemlerin tahrip edilmesi ve
değiştirilmesi, ormansızlaşma, yaban hayvanı türlerinin yasadışı veya
kontrolsüz ticareti, yabani ve evcil türlerin hijyenik olmayan koşullarda bir
araya getirilmesi ve satılması, virüs gibi patojenlerin yabani ve evcil
hayvanlardan insanlara geçme ihtimalini yükseltiyor. Ayrıca, insan davranışları
ve demografik faktörler bu risklerin seviyesini önemli ölçüde artırırken,
kıtalar arası seyahat hızı pandemilerin hiç fark edilmeden yayılmasına neden
olabiliyor. Sağlığımızı ve refahımızı korumak için yapmamız gereken ise, doğayı
ve sağladığı faydaları korumak ve sürdürmek.
Öyle görünüyor ki, COVİD-19 salgını, Aralık 2019’da, Çin’in
Hubei eyaletinde yer alan Wuhan şehrindeki büyük bir hayvan pazarında ortaya
çıktı. Peki, bu yeni virüsler nereden geliyor?
Hayvanlar ve insanlar arasında virüs geçişine yakın geçmişte
de rastlanmıştı. 2012 yılında, muhtemelen yarasalardan kaynaklanan bir virüs
önce tek hörgüçlü develere, daha sonra insanlara bulaşmış ve Arap
Yarımadası’ndaki MERS salgınını tetiklemişti. SARS ise, yine yarasalardan
benzer bir virüsün geçtiği Asya misk kedilerinin (Paradoxurus hermaphroditus)
satıldığı bir Çin pazarında ortaya çıkmıştı.
COVİD-19 enfeksiyonunun kaynağı ve takip ettiği yol hakkında
kesin kanıtlara henüz sahip olmasak da bu virüsün canlı yaban hayvanlarının ve
bu hayvanların çeşitli organ ve uzuvlarının satışıyla bağlantılı bir şekilde
ortaya çıkmış olması kuvvetle muhtemel. Genellikle yasa dışı veya kontrolsüz
yürütülen bu uygulama, eski ve yeni zoonozları (hayvandan insana geçen
hastalıklar) yayan ve insan sağlığı ile sosyal ve ekonomik yaşamı muazzam
şekilde etkileyen pandemi riskini arttıran bir etken.
Atılması gereken 10 acil adım
WWF-Türkiye (Doğal Hayatı Koruma Vakfı)’na göre, COVİD-19
benzeri tehditlerden sakınmak için acilen atılması gereken adımlar şunlar:
Ulusal ve uluslararası düzeyde yaban hayvanı ticaretinin
yasaklanması
Yaban hayvanı pazarlarının kapatılması
İnsanların yaban hayvanlarıyla kontrolsüz temasının
kesilmesi
Canlı türleri ve popülasyonlarının yok olmasının önüne
geçilmesi, doğal yaşam ortamlarının korunması
Kaçak avcılığın sona erdirilmesi, kara avcılığının salgın
döneminde yasaklanması ve salgın risklerine karşı yeniden düzenlenmesi
Bozulmuş ekosistemlerin restore edilmesi, yeniden
kazanılması
Yaban hayatı dostu geleneksel tarımsal uygulamaların teşvik
edilmesi
COVİD-19 sonrası dönemde sürdürülebilir yatırımların teşvik
edilmesi, insanın, doğa üzerindeki zararlı etkisini artıracak
yatırımların(tüketim, kirlilik, vs) desteklenmemesi
Ekonomiyi canlandırma planlarının en az %50’sinin enerji
verimliliği, yenilenebilir enerji, elektrikli ulaşım gibi çevresel olarak
sürdürülebilir yatırımlara yöneltilmesi
COVİD-19 krizindeki kolektif çabanın iklim krizi ve
biyoçeşitlilik kaybını önlemek için bireyler, iş dünyası, yerel yönetimler ve
hükümetler düzeyinde kararlılık ve dayanışma ile yürütülmesi






Yorumlar
Yorum Gönder